emsc.png
usgs.jpg
afad.jpg
kandilli.png
volcan.png

2021 yılının sonunda VİTA REALİ isimli aşağı yukarı 700 sayfalık ''scientific autobiography' kitabım İngiltere de Amazon kindle da İnhilizce olarak yayınlanacaktır. ''Bilimsel otobiyografi''.. Kitapta deprem ön sinyalleri hakkındaki bütün çalışmalar yer alacaktır. Bu konuyla ilgilenen devletler bilgilere kavuşup denemeler yapabilirler. Ben bu çalışmaları dünya insanlarına hediye ediyorum. Bu çalışmalar neleri kapsıyor? Binlerce yayınlanmış teoriler arındırılmıştır, 51 yıldan beri üzerinde çalıştığım bilimsel teorilerim, NASA daki laboratuvar çalışmaları, Dr Freund ün yayınları, katıldığım uluslararası toplantılardan öğrendiklerim, konuşmalarım, posterlerim, konfernaslarım, yaptığım teke tek veya gurup çalışmalarım, kurduğumuz yer itasyonlarından elde ettiğimiz sonuçlar, vb gibi bilgiler değerlendirilip bir sonuca ulaşılmıştır. Peru, Alaska, San Jose gibi bölgelerde elde edilen bilimsel sonuçlar ve yeni yayınlanmamış bilgilerimin hepsini bir araya getirdim. 

İlgilenecek dünya devletlerine bu istasyonların kurulmasına seve seve yardım edeceğim. Yeter ki bu dünyanın en geri kalmış olan deprem bilimine katkım olsun. 

Binlerce araştırmacı ıstatistiklere dayanan deprem kestirimi yapmaktadır ve bu kestirimler sadece bir veya iki, en fazla üç değişik sinyallerle yapılmaktadır. Benim çalışmalarım sonucunda 12 değişik disiplinden gelen ön sinyal işaretleri bulunmuştur ve en önemlisi deprem ön sinyallerinin arkasındaki bilim hakkında fikrimiz var. Bunların hepsi IP ve Patent gerektiren tabiat aolaylarıdır. Bu dev kitap için hergün çalışıyorum. ABD de ve Yeni Zellanda da tanınmış basın mensuplarıyla irtibata geçmek üzereyim. İlerde tekrar gelişmeleri bildiririm.

Sağlıcakla kalınız. 

Anormal iyonize bulutların oluşumu...
Atmosferde 20 bin çeşit bulut mevcuttur. Bulutların şekilleri önemli değildir ve yanıltıcıdır. Bulutların HAREKETLERİ önemlidir. Meteorolojik kurallara uyup uymadıkları öenmlidir. Duran bulut kitlesi ''istasyoner'' olabilir, karıştırmamak lazımdır. 

NASA Ames’teki laboratuarlarda gerçekleşen deneylerle başlamıştı ve deneylerden şu sonuç alınmıştı.

 

Tektonik güçler yeryüzündeki levhaları veya levha parçalarını birbirlerine ittikçe, kayaların bazı kısımlarında stres oluşturuyor. Bu itmeler eğer sabit hızda olursa, stres doğrusal olmayan şekilde artıyor; yani bir yerden sonra aşırı derecede artıp depreme sebep oluyor. Fakat depremi oluşturan bu geri dönüşümü olmayan noktaya gelinmeden önce, kayaların stres altındaki yerlerinde “positive hole charge carrier” denilen, kayaların içinde rahatça dağılabilen elektronik şarjlar ortaya çıkıyor.*

 

Bu parçalar yüzeye geliyor ve yer yüzeyinde çok yüksek elektrik alanı oluşturuyorlar. Bu yüksek elektrik alanlarının yüksek voltaj yüklü alanlar ile aynı olmadığını belirtmek lazım.

Çünkü elektrik alanını hesaplamak için, voltajı uzaklığa bölmek gerekiyor. Voltaj sadece birkaç volt olsa bile, uzaklık kısa olursa (mesela birkaç nanometre kadar), oluşan elektrik alanı santimetre başına bir milyon volt’a eşit oluyor. Bu miktar, havanın yeryüzüne elektron vererek iyonize olmasını sağlamak için yeterli bir miktar. Pozitif yüklü iyonlar havaya karışıyor ve sürüklenerek veya konveksiyon ile atmosferde yukarıya çıkıyor. Bu iyonlardan her birinin üzerinde bir su taneciği yoğunlaşabilir. Fay hattı üzerinde bulutların oluşup oluşmayacağını, nerede ve ne zaman oluşacağını belirleyen çok önemli bir kriter, havanın yüksekliğe bağlı olarak nemi ve sıcaklığıdır.

 

* (“positive hole”, elektronların eksilmesi ile oluşuyor. Elektron eksikliği, eklenmiş bir pozitif şarj ile aynı etkiyi yapıyor ve bu “delikler” elektrik alanlarında pozitif şarjlar gibi davranıyor).

 

İyonize deprem bulutlarının meydana gelebilmesi için rutubet-nem şarttır. Yoksa 6.0 kuvvetindeki bir deprem dahi deprem bulutları yapmayabilir. İkinci önemli husus da depremin merkezi en aşağı 25 km civarı olabilmeli ki bozuk elektronlar yeryüzüne çıkabilsinler.

Yukarda görüldüğü gibi Marmara bölgemizin batısında iki ayrı örnek veriyorum. Depremin derinliği az bile olsa peroxy nin yeryüzüne çıktığı noktada eğer yeterli kadar nem oranı yoksa, ki sol resimde 30% diye bir örnek verdim, atmosfere dağılmaya başlayan artı ve eksi iyonlar nemle karşılaştıkları zaman anormal ve meteorolojik olmayan bulutlar yaparlar. Bu bulutlar meteorolojik sirkülasyona ters düşer bir şekilde hareket ederler.

Sağdaki resimde ise depremin derinliği çok olursa yani 90 km veya daha derinliği gibi, o zaman iyonların yeryüzüne ulaşması zordur. Yani nem çok bile olsa ya hiç, ya da çok az miktarda anormal bulutlar görülebilir. Burada unutmamak gerekir ki, yapılan testlerde peroxy olayının yer altında yol buldukça ilerlediği görülmüştür. Bu ilerleme  aynı zamanda yukarı doğru çıkmakta ise o zaman deprem merkezinden birkaç yüz km uzaklıkta o iyonize bulutlar yer alabilirler. Bu durumda fayları çok iyi bilen bir yer bilimciyle ortak çalışmak lazım diye düşünüyorum... Bu deprem merkezinin alçak atmosferle olan ilişkisi çok kompleks ve derin bilgi ve araştırma gereken bir konudur. Düşünüldüğü kadar basit değildir. Ama araştrımaya son derece değer.  

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BİLİMSEL DEPREM KESTİRİM PROJESİ NİHAYET HAYATA GEÇECEK. PROJEDE YER ALACAK OLAN BÜTÜN ÖLÇÜM SENSÖRLERİ SADECE NASA AMES LABORATUVARLARINDA DEĞİL AYRICA BÜYÜK BİR KISMI ALASKA NIN KODİAK ŞEHRİYLE, PERU NUN BAŞKENTİ LİMA DA ARAZİDE TEST EDİLDİLER. PROJE ÇOK BÜYÜK BİR AKSİLİK ÇIKMAZSA TÜRKİYE DE HAYATA GEÇECEKTİR.

6 Şubat 2015 tarihinde Geocosmo nun NASA daki laboratuvar çalışmalarımızı filme aldım. 

Artık deprem mekanizması denince sadece tektonik olaylar dışında deprem ön sinyallerini de mekanizmaya ilave etme zamanı geldi ve geçti bile. Tektonik teorisi kaybedilmiş bir dava olmamakla beraber hala bugün depremlerin ne zamanı, ne kuvveti ne de yeri bilinmemektedir. Tarihe bakarak deprem kestirimi yapmak tam bir zırvalamaktır. 

Deprem konusu her ne kadar jeoloji dalının önemli bir konusu olsa bile, sonuç alınamadığı için diğer bilimsel disiplinler tarafından müdahele edilmelidir.

İşte bizler bunu yaptık. Jeofizik, meteoroloji, kimya, atmosfer fiziği vb gibi bazı bilim dalları tarafından bugün depremlerin yerini, kuvvetini ve zamanını bulmak için çalışıyoruz. Başarı yakındadır.

© 2020 by Ronald Karel - GeoCosmo Research Centre Ltd -- United Kingdom ... Limited by guarantee company number 05552659 ..Charity number 1112542

cnn.fw